26 Temmuz 2026 Pazar

Mavilere,mavilere,daha da mavilere

 
Sekizinci katından düşüyor et kemik kafesler.
Uçuşuyor kırılan kemikten teller,
Uçuşuyor kuşlar misali tüm ruhlar doğdukları yıldızın kalbine,
Mavilere,mavilere,daha da mavilere ve zifrine en zifrine o and vermiş fezalara...
Ve adını kıyamet koydum bozdan güvercinimin.
Senin cılız el veda'n,söndüremez içimdeki dağı,
gönlümdeki erimiş demirlerden kayalardan bu yana yana demlenmiş gocaman sevdamızı...
Yalanlar söyleme kendine,suskun aynan da hain ya bence,neyse...
Peki;
Uçuşur mu ruhlarımız da kuşlar gibi,
Ya da sırtına alır mı ikimizi bir serçe mavilere koşması gereken tozlu ve kadim kervanımızı...
Sekizinci katından düşüyor et kemik kafesler.
Uçuşuyor kırılan kemikten teller,
Uçuşuyor kuşlar misali tüm ruhlar doğdukları yıldızın kalbine,
Kim kimin mahşerini giyiyor bilmeden üzerine belli değil sevgilim,
İstese de,inanmış mış gibi yapsa da,yazık,
üzgünüm ama olmuyor üzerlerine...
Ciğerinden,ışık hızında küçük bir sivri çakıl ile vurulmuş bir kuşum Tanrımın dalından sanki,
Kan sızıyorum göklere,
Mavisine kızıl sürüyorum damla damla süzülüp ve göklerin güzel boz keten perdelerine...
Karıncalar izliyor beni,
Göklerde Tanrının sıcacık jetlerinden eşsiz bir festival var diye diye gösteriyorlar beni parmak uçlarından birbirlerine...
Sekizinci katından düşüyor et kemik kafesler.
Uçuşuyor kırılan kemikten teller,
Uçuşuyor kuşlar misali tüm ruhlar doğdukları yıldızın kalbine,
Ve adını sırat koydum hayalimde gözlerinin;
İsmini cennet koydum kızımın...
Hangi cehennem yakabilir artık seninle elele tutuşmuş yüreklerimizi...
Oysa hep bir balina olmak istemişimdir;
Bi at,belki bir aslan bile kimbilir...
Olsun,
Korkusuz bir bal porsuğu olurum o güzel yüreğin kovuğunun...
Boşver,üzülme sen hiç ne olur,
Varsın bal olmasa da olur...
Ben içerim kollarından,dallarından,avuçlarının içlerinden açan çiçeklerden gözlerinin sonsuz suyunu sırf yaşayabilmek için yine de,
ve yine de...



14.41 bıraktım anamın elinden işli mendilimi cebimde;
gözlerimden akanların kurumasına izin veriyorum yüzümün sarp yollarında kendi kendilerince...
Tuzdan sızılar ekip ekip uçuşuyorlar bir bir etimden şimdi kelebekleri gibi Tanrımın...
ve hangi tırtıl ısırsa beni yeşilimden,artık kızmıyorum sevgilim...büyüdüm; sanırım...

Ama hala,sanırım...

Hiç yorum yok: