Dili dantel dantel işleyen kafamdaki düşünce,
Nasılsın iyi misin.
Canını yakıyor mu ejderleri kurutan ızdıraplar merhametsizce hala ve yine...
Boylu boyunca yerdeyim,dümdüz...
Don olmuş bedenim,kıpırdayamıyorum.
Ve kalbimi söküp çıkartıyor birileri,
Ellerinden akıyor,kırılmış bir kum saatinden dökülür gibi zaman; koyu kızıl kum taneleri gibi içimden büyüttüğüm o kadim kanlar...
Artık tutunamadığın,tutamadığın zaman ve yaşam.
Bir damla acı hissetmiyorum,uyuşmuşum ama izliyorum kendimi,ve kendime olanları şimdi.
Dili dantel dantel işleyen kafamdaki düşünce,
Nasılsın iyi misin.
Canını yakıyor mu ejderleri kurutan ızdıraplar merhametsizce hala ve yine...
Kapanıyor gözlerim,bir köy evi penceresi misali gözlerimin kapılarından ağır ağır,usul usul, gıcırdayarak bazı bazı,bazı zaman.
Ve toprağa kavuşuyor düşüp yere yarı cansız etim,bedenim.
Kalkmaya derman yok,
Ölmeye heves, göğsümün azığında belkide...
Dili dantel dantel işleyen kafamdaki düşünce,
Nasılsın iyi misin.
Canını yakıyor mu ejderleri kurutan ızdıraplar merhametsizce hala ve yine...
Don kişotuyum sevda değirmenlerinin,
Yeller büyütüyorum biçiyorum çimenler misali mavi gökler tarlasından...
Favelasıyım karun'un,
Düşü bir karıncanın...
Dili dantel dantel işleyen kafamdaki düşünce,
Nasılsın iyi misin.
Canını yakıyor mu ejderleri kurutan ızdıraplar merhametsizce hala ve yine...
Uyutmaz düşünceler kuyusunda,bir sevda yusufcuğu...
Kim kimi çekse yukarısına etin,
Dilenecek yarınlarda bayat bir somun erdemi belli ki.
İnsan eti ağırdır,haindir çocuk demişti babam.
Ataş oğlu kılıç aramaz yanlışı kesmeye,
Yakar onsekizbin alemi yalnız bir doğrunun uğruna...
11.55 öğleni tutuşturan yakan güneş,
yaprağı boğan kurutan aş,
Sorsan açlık idi tek telaşı,
Yine de bolluk aldı aslan olsan da o yirmibir gramlık beşerden canını...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder