Binlerce karıncanın köle olduğu bir çölde,
Kurumuş ekmek kırıntılarınca yalan hayaller satılan kocaman bir çölün şehrinde,
Yetmiş iki aslan kükremiş o soysuz ölümlerin yüzüne yüzüne,o güzel gül bahçelerinde.
Geri dönenlerin utançlarında ve titreyen gözlerinde...ah aah...
Karnında ağrılar,
Karnında hiç doğmayacak cennetler cehennemler büyütüyorsun sevgilim;
Etme,
Yaradanın yüzünde bir tebessüm olabilme ihtimali oysa bütün uğraşımız,çabamız...
Bu sebeple asla korkma ve çekinme...
Huzurla doldur kalbinin kan matarasını sevgilim,
Ve susuz ölenlere selam olsun diyerek yudumla o serin lezzetli suyunu...
Hakk'ın suyu,hepimizin ve herkesin sevgilim;
Kimse yasak edemez onun olmayanı diğerine...
Yükselen avuçlarına dolan o kadim kutsal kanı yağsın damla damla yüzüne,merhamet demiş gökte doğup sana koşup gelmiş bir bulut gibi...
Etme,
Merhametin susuzluğunda bırakma asla,kurutma gönlünü ve yüreğini...
Binlerce karıncanın köle olduğu bir çölde,
Kurumuş ekmek kırıntılarınca yalan hayaller satılan kocaman bir çölün şehrinde,
Yetmiş iki aslan kükremiş o soysuz ölümlerin yüzüne yüzüne,o güzel gül bahçelerinde.
Az'ların çoklara zaferlerini,
Aşılmaz çöllerin seferlerini,
Yazan Hüda'dır;
Hü nefesinden doğan her kahraman yine şu koca alemin sağanaklarından bir zerre,ve yine,ve yine,ve yine Ya Rab'dandır...
Etme,
Korkma.
Sabır et.
Çünkü sevmek bir cesaret,
Kanadını ve tüm uçmalarını feda edeceğin o ateş,o alevler de yine Allah'tandır...
Merak etme sen...;
Yaradanın yüzünde bir tebessüm olabilme ihtimali oysa bütün uğraşımız,çabamız...
Ya şehitlik ya şahitliktir azığımız,göğsümüze bağlı cesur korkusuz ak çaputumuz kuytumuzda,o kutsal yazımızda...
09.40 kutsal tarih ve yağmurunu bizden saklayan gri bulutları...
Tarafını bilen,aslanların kıskandığı karıncalar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder