Cennetin sekizinci kapısı önündeyim sevgilim,
İlim kapı'm;
Seni bekliyorum,gelip gelmeyeceğini bilmesem de,
Ömrüm burada sürse de son bulsa da,olsun,
üzerine düşünmeden,
öylece...
Sürgün edildiğimiz şehirler ve sevmeler ardında,
Mavi sırlı kapılar önünde dileniyoruz sevişmeyi,
Ey İştar kapım,ey merhametsiz tanrılar,
ey taç takmış etten şeytanlar,
İçimde yangınların dahi yanıp söndüğü volkanlar...
Karşımda taşlar,karşımda aslanlar,boğalar ve ateş yiyen ejderler var.
Cennetin sekizinci kapısı önündeyim sevgilim,
İlim kapı'm;
Seni bekliyorum,
Anahtarsızım...
İçeride isen lütfen aç kapısını hayallerimizin,
Rüyasızım,
Ya da açık bırak incecik dahi olsa geceleri göz kapaklarını,içeri girebileyim tüm gördüklerini görebilmek için...
Cennetin sekizinci kapısı önündeyim sevgilim,
İlim kapı'm;
Seni bekliyorum,
Vuslatsızım...
09.08 zatın alemde erimiş anahtar dökülmüş altından; benim yüreğime pas değmiş,asma kilit vurulmuş...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder