Kağıt uçaklar satın alıyor herşeyi sevgilim,
Devir o devir,
Ruhları dahi,
Sancakları dahi...
Sallanan beton yuvalarından korkuyor sincaplar,
Üzerine yıkılır diye tüm zamanını satın almış bu çimento kutular,
Titriyor dizleri insanın...
Bırak yıkılsın her şey,
Yer yarılsın düşelim içine toprak ana'nın,
Anamızın kutsal karnına,ilk yuvamıza dönelim.
Kağıt gemiler satın alıyor herşeyi sevgilim,
Zaman bu zaman,
Yeminleri dahi,
Sevmeyi dahi...
Az'lar çok'lardan saklanıyor ilk defa sevgilim.
Aç aslanların savaşı başlıyor,
Mezbaaya döner mavi gökler birazdan,
Kızıl bir feza,örter bir örtü gibi üşüyen çocuk güneşin üzerini,
Kararır vahşet,kararır kabuslar,
Ve sonraki güneşi bekler korkan titrek dudaklarda saklanıp sinip o küçük çocuk dualar...
Leylekler ve kartalların savaşı mı bu mavi fezada,
Yoksa göklerin kara kadınları mı ateşler leşler vuruyor birbirine yine söyle.
İçimdeki bu ağırlık da ne,
Yaşamak savaşı değil bu;
Öldürmek sanatı,sana bile emanet olmayan etten suretinde,izinsiz giriştiğin...
Savaş borazanları çalıyor uzaklardan kulaklarımıza,baharda açan çiçekleri gibi mevsimin,
Gelincikler doğuyor binlerce hem de bir anda,
Toprak ana'nın göğsü kanıyor sanki hain bir ok ile fizandan,
Dökülüyor gelinciklerin yaprakları damla damla yerlere...
Kağıt sayfalar satın alıyor herşeyi sevgilim,
An bu an,
Maymunlar kafasına çaldıkları altın tacı takıp çıkartıyor,anlamını bilmeden...
Adı tanrıcılık kağıttaki bu oyunun,
Biri yazıyor diğeri oynuyor,
Tanrı bakmıyor bu dalkavukların yüzüne tüküreceği ana dek hiç oysa...
Kağıtlar satın alıyor herşeyi sevgilim,
Mahşer bu vakit,
Dudakları dahi,
Öpüşmeleri dahi,
plastik tatlı et yalanlar gezegeninden...
10.30 yaz kokusu vurmuş sabahına mevsimin artık.sabahın kör vakti kalkmış erkenden yola çıkmış,güneye uçmuş...bize bir ögleni kalmış yazın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder