18 Aralık 2021 Cumartesi

beceremediğim uykular var,geceye yağmur yağarken.

Arnavut kaldırımlar.

Yağmurlar.

Toz toprak bakışlar.

Çamur adımlar.

Açmayan çiçekler.

Yerini sevmedi galiba aşklar.

Güneşe hasret yalnızlıklar.

Arnavut kaldırımlar.

Öksüz sevdalar.

Salya sümük sızılar.

Kıymık şarkılar.

Toz duman mısralar.

Yarın öğlesine cenazesi olan sessizlikle 

kavrulmuş evler.

Acıdan uyuşmuş küçücük eller.

Arnavut kaldırımlar.

Islanmış dudaklarda ağrı kesici dualar.

Kesilmeyen ağrılar.

Kavuşamayan dudaklar.

Anne karnında ölen,hiç doğmamış sözler.

Çiçek açmayan gülüşler.

Arnavut kaldırımlar.

Her gün kaşınan,iyileşmeyen

yara kabuğu sabahlar.


01.01 beceremediğim uykular var,geceye yağmur yağarken.




2 Aralık 2021 Perşembe

Tek yön bilet misali.

Güneşin sesi.

Burhan işiyok.


Tek yön bilet misali.kulağımda zaman yolculuğu yapıyor dünüm,bugünüm,yarınım.hangi sihrin tozunu üfledin mızrabına.hangi ağaç bu,öldürülmüş ama ruhu terketmemiş tenini.kulağımda bir beşik var sanki.usul usul sallıyor çocukluğumu ezgisinde.

00.54


yetim bir ıslık demleniyor dudağında sonra.

Elleri terli yelin.

Düşü toz göğün.

Kanı karanlık bakışlarının.

Zaman,anlamsız tik taklar bahçesi.

Zaman,sağır tüm saymalar.

Elleri terli yelin.

Düşü toz göğün.

Gönlü yok ölümler durağı.

Bir bıçak var kalbimin içine yuva kurmuş sanki,

Tutunmuş bıçağa elleri ruhumun.

Canı yanıyor nefeslerimin.

Dokunmasın kimse.

Çıkmasın diye direniyor acılarım sanki.

İçimdeki bıçağı suluyor solmasın diye kanım.

Elleri terli yelin.

Düşü toz göğün.

Zaman,asla yerini bulamadığım

saklankaç oynayan bir kıymık belki.

Sızlıyor dokunduğum her duvar parmaklarımın ucunda.

Elleri terli yelin.

Düşü toz göğün.


00.37 kimsesiz uğultusuyla türkü söylüyor pencerede bir rüzgar.yetim bir ıslık demleniyor dudağında sonra.dut kokuyor nefesin,ve ılık dalından bırakıyor ellerini sararıp öksüz tüm güzel yapraklar...




17 Kasım 2021 Çarşamba

Göğün dalı kırık

Düştüm...

Yerdeyim.

Yerle bir.

Göğün dalı kırık,

Göğsümün penceresinde bir kuş ayak izi...

Düştüm...

Yerdeyim.

Yerle bir.

Toprağın avcu yanık,

Kağıdımın ak göğsünde soğuk bir el,bir düş izi...

Düştüm...

Yerdeyim.

Yerle bir.

Akşamın kokusu kayıp,

Çocukların ılık seslerinde uykulu gözlerinin sevda kokusu...


22.47 kağıdın gökyüzünde bir bulut.şemsiyesiz şiirler.sensiz yürümeler sokağı.




30 Ekim 2021 Cumartesi

Tüm düşler size kalsın

Üzgünüm.

Kansızlığınıza çare değil kanım.

Tüm ışıklar size kalsın,

Pervanesiyim ben karanlığınızın.

Üzgünüm.

Çaresizliğinize merhem değil zehri ruhum.

Tüm düşler size kalsın,

Kanını emen sülüğüyüm ben düşsüzlüğünüzün.

Üzgünüm.

Doymayışlarınıza ekmek değil sözlerim.

Tüm şiirler size kalsın,

Susuz baharlarınızın mısralarını yırtılıp doğuran denizin atıyım ben.

Üzgünüm.

Ağrılarınıza uyku değil yaşı gözlerim.

Tüm hıçkırıklar size kalsın,

Yürekten sızılayan kıymığınızı yakalayıp çeken,

Ceplerinizin mezarlığında saklı işli bezden mendilim ben.

Üzgünüm.

Yaralarınıza tuz değil taşı bağrımın.

Tüm üşümeler size kalsın,

Penceresiz kışınızın,son nefesini vermiş 

kendi külüne gömülü çürümüş ateşiyim ben...


22.57 alevi olmayan yangınlar yakar bu tuzdan dünyada içimi.peki o zaman gök yüzün neden mavidir.







21 Ekim 2021 Perşembe

Sökük heybemin gündüz düşleri.

Sökük heybemin gündüz düşleri.

Bir bir solup düşer yıldızlar göğün dalından.

Denizler kudurur bazı.

Ay dökülür eskiyip.

Şiirler yeşile çalar.

Açlık ulur büyümeyen çocukların iç çekişlerinde.

Sökük heybemin gündüz düşleri.

Bir bir ağlar denizler kuyusunda okyanusun.

Balıklar çığlık atar bazı.

Duymaz insan kulaklar.

Şiirler sürgün verir.

Güller kanar,doğurur.

Sevda nefes alır can bulur.

Şiirler süt kokar.

Sökük heybemin gündüz düşleri.

Bir bir yanar ışıkları şehrin,

karanlık yollar ışıldar bazı.

Görmez insanın hamı.

Şiirler mektup yazar.

Küller ağlar...


23.51


4 Ekim 2021 Pazartesi

Leylek zamanı.

Bir adım atıyorum.

Düşüyor gökyüzü lacivert gecesinden.

Bir adım atıyorum.

Dökülüyor kasım baharından.

Yapraklar kanat çırpıyor yörük leylekler zamanı,

Pas rengi bir kervan yol çiziyor yuvasına mevsimin.

Karıncalar treni yolsuz köylerden geçiyor.

Bir adım atıyorum.

Uçurumlar atlıyor ruhumun dağından.

Bir adım atıyorum.

Kelebekler yanıyor avuçlarımda.

Bir adım atıyorum.

Bir de can yürek heybemden.

Bir adım atıyorum.

Boynum bükük.

Kırağı çalıyor hıçkırığımı dilimde.

Bir adım atıyorum.

Bir de çizik çatlamış duvarına derdimin.

Bir adım atıyorum.

Sel alıyor gülüşümü dudağımın beşiğinden.

Bir adım atıyorum.

Kar düşüyor yaşına gözümün.

Bir adım atıyorum.

Türküler göç ediyor sıralanıp bulutlardan.

Leylek zamanı ağlamalar demliyor akşamlar gözlerime.

Salçalı ekmek zamanlar damlıyor saçaklarından bakışlarımın.

Bir adım atıyorum.

Dualar kurutuyor bir çocuk masal kitabının arasında.

Bir adım atıyorum.

Boğuluyor bir balık özgürlüğün denizinde.

Bir adım atıyorum.

Annemi soruyorum fezaya.

Sinekler mi kazanır kağıttan savaşları köyden masalarda peki.

Bir adım atıyorum.

Küller uçuşuyor kayan yıldızlar misali göklerden.

Bir adım atıyorum.

Kabrine düşüyor tüm yürüyüşlerim...


21.23 ateşsiz yangınlar,alevsiz kederler ortasında kendini sokuyor ruhum.akrebiyim tükenen zamansızlığımın.