30 Temmuz 2026 Perşembe

Andız otları kokusunu sürmüş rüzgarın boynuna

 
Andız otları kokusunu sürmüş rüzgarın boynuna,
Esiyor yüzüme cennetimin yeli güneşin serin nefeslerinden demlenip.
Onlarca kuş sesi var ağaçta,gökte ve düşte...
Göğün mavisi boyamış gezegenin mabedini gözlerimize.
Yemyeşil dağlar üstüne düşmüş senin gölgen sevgilim,
Tanrım kapanmış gözlerinin ardından yüzüne yaşamayı üflemiş...
Ve dudağından,dudağımın bardağına damlayıp dolmuş sonsuzluğun buzdan suyu sanki...
Andız otları kokusunu sürmüş rüzgarın boynuna,
Esiyor yüzüme cennetimin yeli güneşin serin nefeslerinden demlenip.
Şehrin kadim muhafızı olmuş şu karşımızdaki güzelim dağlar,
Kollarını sarmış bir üzümün dalı misali evlerden denizlerine dek...
Sorsan,denize girmezmiş...
Ayakları tuz kokusu incecik altın kumlar ve ıslak hala oysa ki...
Balkonda uçuşan kuru yapraklar ve salyongozlar,
Balkonda kocaman bir sevdanın,saklı görünmez toz topraktan miras bir sandığı var...
Andız otları kokusunu sürmüş rüzgarın boynuna,
Esiyor yüzüme cennetimin yeli güneşin serin nefeslerinden demlenip.
Herşeyi hissediyorum,ama her şeyi sevgilim;
Bir lanet sanki bu,
Bir kum tanesi konuşuyor kulağıma,
Bir küçük böcek,ve onlarca karınca anlatıyor her şeyi ama herşeyi bana...
Neden bilmiyorum...inan...neden,bilmiyorum.
Kim lanetledi beni,yada bu kimin laneti...
Ölümlü bir etim ben devridaim'inde sadece;
Ne Nuh'um ne de sultan benim Yusuf'um...
Bin alem aktı yağmurlarından üzerimden,
Ben bir damla su dahi yükselmeden imzaladım oysa kesik elimden,parmağımdan akan bir damla kan ile,
Ulysses paktını çoktan...
O zaman bu ızdıraplar söyle niye...
Andız otları kokusunu sürmüş rüzgarın boynuna,
Esiyor yüzüme cennetimin yeli güneşin serin nefeslerinden demlenip.
Ayakta durmuş,kabrimi izliyorum.
Ve heryerim andız otları ile örtülü ey güzel Tanrım.
Kokusuna tutunduğum,bir karahindiba beyazı misali uçuştuğum bir sendin oysa sevgilim,
Tek düşüm,kokusu şifa ölümsüz ölümlü cennetim...



18.40 güneş yüzünde batarken,göğün turuncusunu üzerine giymişsin incecik askılı bir elbise gibi sevgilim...üryan güneş utanmış senin saçlarının uçuşup örtemediği teninin toprağından,dağlarından...

Hiç yorum yok: