17 Mart 2025 Pazartesi

Dikenler düşer tek nefeste yerlere; sonrası bir sela,bir kürek,bir dua

 
Gün gelir düşeriz musallaya sevgilim.
Yığılır kalır tüm düşlediklerimiz ellerimizden düşüp mermer avluya.
Gereksiz olur artık tüm hedefleri gözlerindeki atmacanın.
Gün gelir o güvercin ruh kanatlanır uçar içimizdeki yuvasından sevgilim.
Kalır bomboş kapı önünde o güzel ayakkabıların.
Gün gelir sıcak çayın bardağında kalır,
Bir yudum alan olmaz,
Soğur kendi kendine tüm ağlayanların...
Gün gelir düşeriz toprağa,yusufun kuyusuna sevgilim,
Sevdiklerimiz bırakır bizi üstelik oraya.
Ne kadar haykırsan bakmazlar yüzüne bir daha,
Uzatmaz kimse elini ne kadar istesen de.
Gün gelir ağlayacak yaş kalmaz gözlerinde,
Kurur gözlerinin denizi okyanusu bile.
Açılıp kapanmaz göz kapıların,kurur gözünde düşlerin.
Gün gelir gün kalmaz sevgilim.
Gün gelir an kalmaz,gurur kalmaz,kin kalmaz,
Utanıp kaçamazsın odana...
Gün gelir kurur gözün gibi baktığın gül bahçen,
Dikenler düşer tek nefeste yerlere.
Öksüz kalır o gül yaprakların.
Gün gelir sevda duyulur derinden,en derininden,
İçindeki yerin dibine,zindanına zincirlediğin sevda haykırır çığlıklarla,
Kırar kitli yürek sandığını içerden paramparça.
Gün gelir gülümser rüzgar,
Gün gelir yağmur gelir seni yanağından ılıkca öper.
Ve rengi boz şiirlerimin.
Gün gelir şiirler yarım kalır,bir daha yazılamaz sevgilim.
Gün gelir kimse gelmez kabrimize artık,
Mevsimler geçer üzerimizden yapayalnız.
Gün be gün tesbih gibi elimizde,
Yalnızlığını çevirir çevirir durursun...


09.34 bir sela,bir kürek,bir dua...

Dna'm dudaklarında gömülü

Sen istemezsen eğer,
Yakalayamaz beni fbı cıa sevgilim,
Dna'm dudaklarında gömülü,yüzünün çizgilerine saklı.
Verme lütfen kimseye parmak izi misali dudak izlerimi.
Bir ömür sende sessiz ve sende müebbet kalayım.
Suçum çok saymakla bitmez,
Yarınlarda açacak tüm sevmelerimin katiliyim içimde belkide.
Sen istemezsen eğer,
Yakalayamaz beni fbı cıa sevgilim,
Dna'm dudaklarında gömülü,yüzünün çizgilerine saklı.
Suçum çok öpüşmekle bitmez,
Aşındırsak demir kapılarını tüm sevda nezaretlerinin ve sevişe sevişe düşlerin,
Yinede bu sevmenin esareti yüreğimizin boynundan asla düşmez...


10.17 çalıntı ezgileri var senden,tüm diğer sevmelerimin.hırsızıyım tüm yalanlarımın ve kendimi kandırmaların.

Güneçakanlar

 
Günebakanlar boynunu bükerken gökten usul usul çekilen akşam güneşine,
Sapsarı bir tablo parlarken gözlerimde dev gibi.
Utanır şehirli bir araba penceresinde,
buradan geçerken tüm yaşayamadıklarına.
Devir bataklık der mutlaka kahvede işe yaramaz hayatıyla yaşlı biri,
Çayı soğuk gelmesin yeter hayatıyla,rahatsız tahta iskemlesinde.
Güneçakanlar telef olur gider her gün yaşamda peşi sıra.
Günü harcayanlar ordusu.
Sevdayı üfleyip yıkan,koparan yaramazların kitlesi.
Güneçakanlar tarlası adı bu isimsiz mezarların, hepsinin soysuz izleri tohumlanıp açıyor gölgelerinde şehrin,her nasılsa.
Sevemeyenler,sevmezler ordusu.
Doğru nefes almayı bilmezler sürüsü.
Yazıklar topluluğu.
Sadece harcayanlar.
Güneçakanlar.
Güne çakma sen çocuk,güne bak lütfen olur mu.


09.59 günümüzün bokunda geçmişin erdem çiçeklerinin kokusunu arayan eğitimli köpekleriydik bu gezegenin bizler sadece...

16 Mart 2025 Pazar

Ve ben biletsiz bindiğim nuhun trenindeyim

 
Besliyorsun beni aç bi köpek yavrusu gibi,
Başını okşadığın kediye benzetiyorsun ama.
Adı garip bir tekerleme olan hani.
Oysa sabah kargalarla bakışıyorum penceremde ben.
Karıncayiyeni biliyorum mesela,
Ornitorenk diyebiliyorum ben sonra.
Şimdi bana sorsan,
Bilemem belkide hiçbirşeyi,
unutabilirim de seninle her bildigimi,
Seninle bir hiçliğin içine düşüp belki yeniden başlayabilmek için,
Unutuyorum herşeyi.
Kuşları seviyorum ben neden bilmeden.
Belki taşırlar yazdığım bir cümleyi sana diye belkide.
Rengarenk oklu kirpiler,
Elmas rengi ışıldayan karıncalar olsa ya yerlerde.
Ve kimse dokunmasa onlara,
İzlesek sadece yürüyen ışıltılarını ekmek kırıntılarını taşıyan minik altı bacaklı kamyonların.
Ve taze kavun koksa tüm çöplükler ve mezarlar.
Hastalık üretmeyi bıraksa tüm bilim insanları, para uğruna herkesi doğramayı.
Üzümler karpuz tadıyla karışsa.
Balinalar disko topu gibi renk be renk renklere dönüşse.
Köstebekler her bulduğu yere çiçekler ekse.
Penguenler gibi sevse herkes,
Lemurlar gibi gülse her dakika.
Bunlar benim hayallerim,
Ve ben biletsiz bindiğim nuhun trenindeyim.


09.38 Lsd etkili ekşi ayranlar,sarhoş tüm o lezzetli lahmacunlar.

şarkılar rüzgar üflerken kafamdaki kocaman yelkenliye

 
Selin Çıngır "yeniden sevebilirim" i 
ve " ellerinin izi" şarkılarına takıldım kaldım bu aralar.pinpon oynatıyorum sanki bu iki parçaya kulaklarımda.güzel şair,iyi şiir...artık bulmak zor,teşekkür ederim.iyi şairi iyi şiiri daima severim.


09.03 şarkılar rüzgar üflerken kafamdaki kocaman yelkenliye.beni deniz tutar sevgilim ne zaman sallansam o güzel gözlerinde...

paranormal düşlere selam çakarken tüm rutinler

 
Nefessiz kaldığım zaman aşk filmlerine koşuyorum,
Susuz kaldığım an türk filmlerine kaçıyorum,
Sabah uyandığımda çay değil içtiğim ilk,
şarkılar dinliyorum.
Neden bilmiyorum.
Kafam dökülüyor yapboz parçaları gibi,
Düşeni alsam da bulamıyorum eski yerini,
Usul usul kayboluyorum...
Ekskavatör yaşlarım gözlerimde,
Her yasaklı gecede ağlayıp kendimi kazıyorum.
Modernize saçmalıklar çöplüğü zaman,
Ve ben bir sokak kedisiyim yüzümü yaladığım şu kokan cennetimde...
Çiçekler açıyormuş,
Adı baharmış mevsimin.
Üzgünüm görmedim deyip geçiyorum çarptığım her aynı önüme doğan günü.
O kadar hızlı geçen bir tren ki yaşamak gözlerimde,
Tutamıyorum asla,
Onu sadece yazarken yavaşlatabiliyorum,
Yazarken,bir damlanın seferi bir yıl yağmurlardan gözlerimde...
Duruyor zaman işte o zaman kurşun rengi ellerimde.
Nefessiz kaldığım zaman aşk filmlerine koşuyorum,
Susuz kaldığım an türk filmlerine kaçıyorum,
Sabah uyandığımda çay değil içtiğim ilk,
şarkılar dinliyorum.
Ve neden inan bilmiyorum...


08.53 paranormal düşlere selam çakarken tüm rutinler...

15 Mart 2025 Cumartesi

Bir ateş yağmuru gözlerimde yağan gökten güneşe

 
Bir ateş yağmuru gözlerimde yağan gökten güneşe.
Bir nisan akşamı kokusu gibi küller ardındaki yüzün.
İs kokusu var gülüşünün yüzüme düşen gölgesinde.
Biz bir öğleni giymişiz yalnızlığın kahpe bir balosunda sanki,
Kimse yok yanımızda.
Bir ateş yağmuru gözlerimde yağan gökten güneşe.
Bana okumayı öğreten kadın,
bir ömür köleyim yüzündeki o kekik kokulu eşsiz cennete.
Bir uçurtmayım çocuk bir umudun elinde,
Kuyruksuz kalmışım rüzgarda,
Bir sağım,
Bir solum,
Dönse başım düşse çıtam kırılsa,
Yine kalkarım yerden bi rüzgarı çekip göğsüme yerde  kanat çırpan bir güvercin gibi telaşlı korkak,
Kalbimde bi mektup saklı güneye taşımam gereken,
ölemem...
Bir ateş yağmuru gözlerimde yağan gökten güneşe.
Ben pervanesiyim aşkın yanan gökte.
Aşk bakışlarının rüzgarı ile bana tokadı basmış,
Yüzüm kan olup taşmış,
Sorsan al değilmiş akan sadece tuzdan yaşmış.
Bir ateş yağmuru gözlerimde yağan gökten güneşe.
Fesat bir tırtıl deler yüreğimi durmadan her ama her gece,
Kaç günah kaç haram kaç elma bu gözlerimde büyüyen koskoca ağaç.
Dereler yıkar kuşlukta yüzümü,
Dudağından yerim ömür bağımın en kara en tatlı üzümünü.
Bir salkım gül ne olur,
Doysun gönlüm karnım sevdandan bölüp aşı,
Ne zaman dursam düşünsem taşıyamam boynumda bu dağdan ağır başı.
Bir ateş yağmuru gözlerimde yağan gökten güneşe.
Kim yağsa söner bu içimdeki ormanın ataşı.
Kim sevse küllerim uçuşur ulaşır mahşere.


21.47 gözlerinde bir dilemma ateş almış sevgilim.sağı başka solu başka söylüyor aşkı.yakıyor ruhunu cayır cayır imandan uzak mazotu yutup tükürüp.şiiri seven kağıtları kanıyor dudaklarından aşıklar çiğneyip...