25 Eylül 2026 Cuma

plastik poşetler hanedanı

 
Yıldız yapraklar sokağı.
Düşerken yıldızlar kayıp gökteki dalından adımlarımızın önüne bir bir artık göklerinden düşüp çürüyüp,
Öyle bir an,öyle bir an var ki sevgilim,
Alıştığın o yolunu değiştiriyorsun,
Tereddüte mahal yok hiç,
değiştirirsin kalbini söküp bin yıllık göğsünden bir ağaç misali dahi,çekmecesinde hatırlar saklı katlı olmasa...
Yanıyor durduğu yerde yüreğim,sanki binlerce yıl hiç sönmeyecekmiş gibi,
herkes uyusa da sevdiklerini ısıtmaya devam eden,yaylasında bitmez tükenmez içinde sönmezlerden sönmez bir ateş,volkanları kıskanan bir kuzine gibi...
Yıldız yapraklar sokağı.
Yaşım sekiz,içimde bir ihtiyarın ruhu...
Çocukluğum saklandı bir saklanbaçta benden ve bir daha hiç çıkmadı;
Ben de bir daha hiç bulamadım onu...
Selam eder gözlerinden öperim seni mutlu çocuk,
Ruhumun oyun oynayan cıvıl cıvıl güneşi,
Dedim ya sevgilim,
Yaşım sekiz,içimde suskun bir ihtiyar,
Bahçemde bir okyanus boyu bir tarlam var,
ve düş başaklarım dolu dolular;
düşler hasatı'm,
Avcumda orak sızım,tatlı pasım,
Köyümde aşk suyum,tatlı terli telaşım,
Sür yüzünü yüzüme sadece,bin sevişmeye değişmem yüzünden o incecik umami,o güzel ruhunu koklamaya...
Yıldız yapraklar sokağı.
Süpür sen,bir temizlik yalanı ile tüm eski hatıraların sayfalarını bir ağacın ayakları dibinden,
Hiç sormadan,izin istemeden,özür dahi dilemeden elbet...
Bu plastik poşetler hanedanında,
Elbet bir gün tahta kaşıklar isyan eder,ve geri döner...


13.05 harfler,kelimeler ve eskizler defterim.

Hiç yorum yok: