Mukaddes sancı.
Yüreğim boşluğunda,canımın ıssızlığında bir Han ve misafir bir gül harcı...
Buzdan çamurlar çölü,bitmez seferler kabri yollar.
Ve göğsümün karanlıklarında bir adet uçuşan kutsal böcekten yüzüme sızan ışık...
Adı umut sevmenin,zorda hatırda...
Ot bitmez kırda bir sıcak nefes avcuna bir bir esip tutuşan...
Can yangını.
Rüzgardan sözler çöl kumundan.
Gözlerini açamaz insan,canı yanar hakikatı görmenin...
Kıymık sızısı.
Seni düşünmek.
Mukaddes sancı.
Bir uçurum kenarı,
Buz bıçaktan rüzgar,
Elimde paslı dikenli tel bir kader,
Et bırak der bıkar,lakin yorulmaz,
Mahşer bırakmaz,yüreğimden sımsıkı bin ömür ölümlerce salmaz,tutar...
Uyuşan kollarım griye çalar,bir buluta döner,
Kan damlaları yağmur olur damlar ve durmaz,yağar da yağar...
Mukaddes sancı.
Aç,bitap,düşmüş...
Can yanar da yanar...
Bir köpek ısırır kan revan bacağımdan,
başını okşarım gözlerine şefkat ile bakıp ve ben usuldan,
Aslanlar yanaşmaz...bilirler...
Kuzgunlar uçup dört nala kaçar...
Bilirler...
Mukaddes sancı.
Çekemez çileyi bir defa nasr'ın sızısını alnından sefkat ile öpmeyen;
Çekemez çileyi bin defa,benden gayrısı bilemez bu ızdırabın balını,sevmek tadını asla ben kadar...
Zehrine sürülü dua'm,ok ucu'm,
Ördüm saçımı,atımın kuyruğunu uğruna,
Şehadetin şerbetini yudumladım evvelimden,sakladım yanağım zulasına...
Hazırım zehr-i saadetine,göğsüme saplanacak o eşsiz ızdırap balı ok'una...
Mukaddes sancı'm;
Özledim...,
Selam eder,gözlerinden öperim.
16.04 sonlar ayini bakışlar içiyorum ayna misal suyumdan...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder